tehditler, fiziki saldırılardan çok daha kapsamlı ve olumsuz sonuçlar doğuracak
ULUSAL SİBER GÜVENLİK STRATEJİSİ VE EYLEM PLANI 2020-2023
potansiyele ulaşmış, kamu güvenliği ve devletlerin istikrarı açısından dikkate
alınması gereken boyutlara varmıştır. Günümüzde taşınabilir küçük bir bellekten
aktarılan basit bir yazılım çok büyük bir güvenlik sorunu haline gelebilmektedir.
Finans, elektronik haberleşme, su yönetimi, enerji, ulaştırma gibi kritik altyapı
sektörlerinin güvenli bir dijital ortamda hizmet vermesi, maddi kayıpları önleyecek
ve insan hayatına yönelebilecek tehditleri bertaraf edecektir.
Siber güvenliğin önemi COVID-19 pandemisi sürecinde bir kez daha anlaşılmıştır.
Bu süre içerisinde iş hayat��ndan eğitime, sosyal hayattan bireysel alışkanlıklara
kadar hayatın birçok alanında değişiklikler meydana gelmiştir. Pandemi sürecinde
başta elektronik ticaret, uzaktan erişim ve video-konferans uygulamaları olmak
üzere bilgi ve iletişim teknolojilerinin sunduğu imkânlar uzaktan çalışma ve
çevrimiçi eğitim koşullarının oluşturulabilmesini sağlamış, alınan tedbirler
kapsamında ekonomik ve sosyal hayat idame ettirilmiştir. Diğer yandan, bu
uygulamaları hedef alan siber tehditler, Koronavirüs konulu zararlı yazılımlar ve
oltalama (phishing) saldırıları ile sağlık sektörü başta olmak üzere kritik altyapılara
yönelik siber tehditlerle mücadelede salgın döneminde öne çıkan hususlardan
biri olmuştur. Pandemi ile birlikte, ”yeni normal” kavramı ile tanışan ülkeler, bir
yandan kontrollü sosyal hayata ilişkin çalışmaları yürütürken diğer yandan da
dijital hayatın güvenliği konusuna yoğunlaşmak durumundadır.
Güvenli bir dijital ortamın sağlanmasının yolu teknoloji, insan ve süreç bileşenlerinin
güvenliğine bağlıdır. Bu doğrultuda mevcut teknolojilerin yanında, yapay zekâ,
nesnelerin interneti, blok zincir, 5G gibi hayatımızda yer edinen yeni nesil
teknolojilerin güvenlik kriterleri, yakın gelecekteki siber güvenlik planlamalarında
öncelikli olarak yer alacaktır.
Siber tehditler her geçen gün sayısal olarak artarken nitelik olarak da gelişmekte
ve yıkıcı sonuçlar doğurabilmektedir. Bu durum, tehditlerle mücadele ederken
kaynakların da doğru planlanmasını zorunlu kılmaktadır. Risklerin ve ihtiyaçların
iyi analiz edilmesi ve teknolojik trendler doğrultusunda ortaya çıkacak öngörülere
dayalı kısa ve uzun vadeli planlamalar, güvenli siber uzayın temelini oluşturacaktır.
12
Select target paragraph3
Connect to a paragraph
Connect to an entity
Disable highlights
Add to table of contents